<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hikaye &#187; martı hikaye</title>
	<atom:link href="http://hikaye.heytbe.com/e/marti-hikaye/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://hikaye.heytbe.com</link>
	<description>hikayeler, dini hikayeler, ibretlik hikayeler, aşk hikayesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 08 Sep 2008 13:30:58 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Martılar</title>
		<link>http://hikaye.heytbe.com/martilar.html</link>
		<comments>http://hikaye.heytbe.com/martilar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2008 13:29:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mrt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efsane Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[martı]]></category>
		<category><![CDATA[martı hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[martılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hikaye.heytbe.com/?p=11</guid>
		<description><![CDATA[Bundan yüzyillar önce deniz aşırı, çok güzel bir ülke varmış.
Tabi her masalda oldugu gibi bu masalda da o ülkenin bir kralı ve   tabii ki bir de prensesi varmis. Prenses dünyalar güzeli bir kızmış Kral ona bakılmasını yasaklamış, her gün dolaşmak için saray muhafızları  ile sarayın dışına çıkacağı ilan edildiginde halk eğilir ve gözlerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bundan yüzyillar önce deniz aşırı, çok güzel bir ülke varmış.<br />
Tabi her masalda oldugu gibi bu masalda da o ülkenin bir kralı ve   tabii ki bir de prensesi varmis. Prenses dünyalar güzeli bir kızmış Kral ona bakılmasını yasaklamış, her gün dolaşmak için saray muhafızları  ile sarayın dışına çıkacağı ilan edildiginde halk eğilir ve gözlerini kapatır, ya da evlerine kaçışırmış. Onu görmenin bedeli ölümle cezalanmakmış.</p>
<p>Günlerden bir gün yine prenses dolaşmak  için çıktığında; fakir bir köylü   delikanlı herşeyi göze alarak başını kaldırmış ve prensesle göz göze  gelmişler&#8230; O an fakir delikanlı prensese inanilmaz bir aşkla tutulmuş.<br />
Prensesin derin bakışlarının da boş olmadığını düşünmüş ve günlerce  uyuyamamış. Fakir delikanlı ölümü bile göze almak pahasına, prensesi  bir kere daha görmek için uğraşmış durmuş. Bu arada güzel prenses de<br />
onu tutulmuş onun zarar görmemesi için günlerce kendini saraya kapatmış.<br />
Sonunda dayanamayan fakir delikanlı her şeyi göze alarak gizlice sarayın  bahçe duvarına tırmanmış ve prenses ile bir kere daha göz göze gelmişler.<br />
Fakir delikanlı hemen duvardan atlamış ve prensesle konuşacağı anda  saray muhafızlarına yakalanmış. Kralın karşısına çıkarılan delikanli ölümle cezalandırılacağını bildiğinden krala prensese duydugu aşkını anlatmış.</p>
<p>Kral ölüm emrini vereceği anda prensesin yalvarışlarına  dayanamayarak delikanlıya başka bir ceza vermeyi kabullenmiş.</p>
<p>Hemen bir gemi hazırlattıran kral, gidilebilecek en uzaktaki adaya bir fener yaptırmış ve fakir delikanlıyı da o adada yanlız yaşamaya mahkum etmiş&#8230;</p>
<p>Aradan bir kaç ay geçmesine rağmen prensesi unutamayan delikanlı  prensese olan aşkını kağıtlara dökmüş ve martılara anlatmaya başlamış&#8230;<br />
Artık bütün martılar fakir delikanlının prensese olan aşkını anlamış  ve yazdığı mektupları prensese götürmeye başlamışlar&#8230; Zamanla  prensesin de yazmış olduğu mektupları fakir delikanlıya götüren martılar<br />
aracılığı ile iki gencin arasındaki aşk iyice büyümüş. Ta ki&#8230; Bir sabah  sarayın bahçesinde kahvaltı yaparken prensesin odasının penceresine  ağzında bir mektupla konan martıyı kralın görmesine dek. Tabii  korkulduğu gibi olmamış&#8230; Martıların bile aracı olduğu İki gencin  arasındaki büyük aşkı anlayamadığı için kendisinden utanmış ve  ağlayarak kızına sarılan kral, hemen bir gemi göndertip fakir  delikanlıyı getirtip kendisi ile evlendireceğini söylemiş.</p>
<p>Buna duyunca çok mutlu olan prenses hemen delikanlıya bir mektup  yazmış ve olanları anlatmış. Bu arada mektubu götürmek için bekleyen  martıya da tüm martıların düğünlerine davetli olduğunu söylemiş.<br />
Buna çok sevinen martı mektubu bir an önce ıssız adaya götürmek için  yola çıkmış. Tam yolu yarılamışken yanından geçen bir kaç martı  arkadaşına haber verip hepsinin düğüne davetli olduğunu söylemek<br />
için gagasını açtığında mektubu düşürmüş. Tüm martılar hep birlikte  mektubu aramaya başlamışlar. Fakat bir türlü bulamamışlar&#8230;</p>
<p>Bu arada prensesten mektup alamayan aşık delikanlı, yazmış olduğu  mektupları göndermek için bir tek martı bile bulamamış&#8230; Biraz  ilerisinde uçuyorlar fakat yanına gitmiyorlar ve mektubu ariyorlarmış&#8230;</p>
<p>Prensesin kendisini artık unuttuğunu, istemediğini, martıların da onun için  yanına gelmediğini sanan delikanlı üzüntüsünden sonunda kendisini  fenerden kayaların üzerine atarak intihar etmiş. Olanlardan habersiz kralın  gemisi adaya vardığında fakir delikanlının soğuk bedeni ile karşılaşmışlar&#8230;</p>
<p>İşte o gün bugündür, martılar o mektubu ararlar. Mektubu bulup,  o inanılmaz sevgiyi geri getirebileceklerine, her şeyi  düzelteceklerine, inanarak hep denizler üzerinde uçuşup dururlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hikaye.heytbe.com/martilar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
