Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler
02 Ekim 2010
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler hikayesi
Her yerin karla kapl? oldu?u bir k?? günüymü?. Bir kraliçe, saray?n?n pencerelerinden birinin arkas?nda bir yandan nak?? i?liyor, bir yandan da hayal kuruyormu?. Derken birden parma??na i?ne batm?? ve gergefin üstüne üç damla kan akm??.
Kraliçe kan damlalar?na bakar bakmaz, “Çocu?um k?z olursa, teni kar gibi ak, yanaklar? kan gibi al, saçlar? da pencerenin çerçevesi gibi kapkara olsun,” diye geçirmi? içinden.
Bu olaydan k?sa bir süre sonra bir k?z çocu?u getirmi? dünyaya. K?z? t?pk? içinden geçirdi?i gibi bir k?zm??. Ona Pamuk Prenses ad?n? vermi?ler. Ne yaz?k ki kraliçe do?umdan birkaç saat sonra ölmü?.
Bir y?l sonra Kral yeniden evlenmi?. Yeni Kraliçe çok güzel bir kad?nm??. Güzelli?ine güzelmi?, ama bir o kadar da kibirliymi?, kendisinden daha güzel birinin olabilece?ini dü?üncesine bile tahammül edemezmi?. Odas?nda sihirli bir aynas? varm??. Her gün o aynan?n kar??s?na geçer, saatlerce kendisini seyreder ve sonunda,
“Ayna, ayna söyle bana
En güzel kim bu dünyada,”
Diye sorarm??. Ayna da hiç duralamadan, “Sizsiniz Kraliçem,” dermi?.
Fakat, Pamuk Prenses on dört ya??na geldi?inde, bir gün ayna ?öyle demi?:
Güzelsiniz Kraliçem, güzel olmas?na,
Ama Pamuk Prenses sizden daha güzel.”
Kraliçe bunu duyunca çok k?zm??, öfkesinden ne uyku girmi? gözüne, ne de bir lokma yemek yiyebilmi?. ‘Ne yapmal?, ne etmeli?’ diye dü?ünüp durmu? günlerce. Sonra karar?n? vermi? ve saray?n avc?s?n? ça??rm?? huzuruna.
“Pamuk Prenses’i ormana götür ve orada öldür. Öldürdü?üne kan?t olarak da kalbiyle ci?erini sök, bana getir.”
Avc? Pamuk Prenses’i ormana götürmü?, b?ça??n? çekmi?. Fakat Pamuk Prenses’in a?lad???n? görünce onu öldürmeye k?yamam??. Pamuk Prenses a?açlar?n aras?na dal?p gözden kaybolurken, “Ben yapamad?m, ama hava karar?ncaya kadar bir ay? veya bir kurt benim yapamad???m? yapar nas?l olsa,” demi?.
Yolda genç bir yabandomuzu ç?km?? avc?n?n kar??s?na. O da hayvan? orac?kta öldürmü?, kalbiyle ci?erini söküp Kraliçe’ye götürmü?.
Ama Pamuk Prenses’i avc?n?n dü?ündü?ü gibi ne bir ay? ne de bir kurt yemi?. Ak?am olup hava karar?nca da?lar?n ard?nda küçük bir eve gelmi?. Kap?s?n? çalm??, açan olmam??. Cesaretini toplay?p içeri girmi?.
?çeride üzeri yenmeye haz?r yiyeceklerle dolu yedi küçük taba??n bulundu?u yedi küçük sandalyeli uzun bir masa varm??, duvar dibinde de yedi yatak diziliymi?. Beklemi?, beklemi?, ama kimsecikler gelmemi?. Çok aç ve çok yorgun oldu?u için daha fazla bekleyememi? ve her tabaktan bir ka??k yemek alm??, yedi yataktan yedincisine yat?p uykuya dalm??.
Biraz sonra evin sahipleri eve dönmü?ler. Da?lar?n derinliklerinde bulunan bir gümü? madeninde çal??an yedi cücelermi? bunlar.
Pamuk Prenses’i görünce, “Ne kadar güzel bir k?z!” demi?ler.
Sabah olup uyand???nda Pamuk Prenses cüceleri görünce önce çok korkmu?, ama k?sa bir süre sonra onlardan bir kötülük gelmeyece?ini, onlar?n çok iyi insanlar olduklar?n? anlam??. Yedi cüceler Pamuk Prenses’ten evlerini çekip çevirmesini istemi?ler, o da hemen kabul etmi?.
“Ho?ça kal,” demi?ler yedi cüceler i?e giderlerken.
“Kap?y? kimseye açma. E?er üvey annen burada oldu?unu ö?renirse seni tekrar öldürmeye kalkar sonra.”
Bir gün Kraliçe tekrar aynas?n?n kar??s?na geçmi?. Aynadan ?u cevab? al?nca surat?n?n ald??? ?ekli var?n siz dü?ünün art?k:
“Güzelsin Kraliçem, buralar?n en güzeli sizsiniz
Ama ne var ki, yüksek da?lar?n ard?nda
Cücelerin küçük, ?irin evindeki
Pamuk Prenses dünyalar güzeli.”
Bunu duyar duymaz Kraliçe hemen kollar? s?vam??. Ya?l? bir sat?c? kad?n k?l???na bürünmü? ve elinde içi kurdele dolu bir tablayla da?lara do?ru ç?km?? yola.
Cücelerin evine var?nca, “Kurdelelerim var, harika kurdeleler!” diye seslenerek kap?y? çalm??. Kimin geldi?ine bakmak için pencereye ç?kan Pamuk Prenses kurdeleleri görünce içi gitmi?. ‘Bunda ne kötülük olabilir ki!’ diye dü?ünerek kap?y? açm??.
“Bunu mu be?endin güzelim?” demi? Kraliçe kurdeleyi Pamuk Prenses’in boynuna takarken. Sonra kurdeleyi s?kt?kça s?km??, ta ki Pamuk Prenses ölü gibi boylu boyunca yere uzanana kadar.
O gece yedi cüceler Pamuk Prenses’i o halde bulmu?lar. Kurdeleyi kesmi?ler ve Pamuk Prenses hayata dönmü? tekrar. Böylece Kraliçe’nin elinden ikinci kez kurtulmu? Pamuk Prenses.
Ertesi sabah Kraliçe anas?n?n kar??s?na geçmi? yeniden. Aynadan Pamuk Prenses’in hâlâ ya?ad??? haberini al?r almaz hemen k?l?k de?i?tirmi? ve bir kez daha da?lar?n yolunu tutmu?.
“Taraklar?m var, harika taraklar!” diye seslenmi? cücelerin evinin kap?s?nda. Pamuk Prenses ya?l? kad?n?n elinde tuttu?u taraf? görünce ba??na gelenleri unutuvermi?. Kap?y? açm??.
“Saçlar?n ne güzel, b?rak ben tarayay?m,” demi? Kraliçe. Ama tarak zehirliymi?, ba??na de?er de?mez Pamuk Prenses ölü gibi yere uzanm??. O gece yedi cüceler saç?ndan tara?? alm??lar ve Pamuk Prenses yeniden hayata dönmü?. Böylece Kraliçe’nin elinden üçüncü kez kurtulmu? Pamuk Prenses.
Ertesi gün Kraliçe aynas?n?n kar??s?na geçince, Pamuk Prenses’in hâlâ ya?ad???n? ö?renmi?. Öfkesi burnunda, bu kez en büyülü iksirini haz?rlay?p bir elman?n yar?s?na sürmü?. Sonra da ya?l? bir dilenci k?l???na girip yola koyulmu?.
“Güzel k?z?ma tatl? bir elma benden, arma?an,” demi? Kraliçe, pencereden bakan Pamuk Prenses’e. “Pencereden de verebilirim, kap?y? açmana gerek yok.”
“Kötü diye mi alm?yorsun yoksa,” demi? Kraliçe, Pamuk Prenses’in karars?z oldu?unu görünce. Sonra da zehirsiz taraf?ndan ?s?rm?? ve, “Al bak harika!” diyerek uzatm??, yanaklar? gibi al al elmay? Pamuk Prenses’e.
Pamuk Prenses elmay? zehirli taraf?ndan ?s?r?r ?s?rmaz cans?z yere uzanm??.
Kraliçe pencereden içeri, Pamuk Prenses’e bakm??. “Nihayet senden kurtuldum, art?k dünyan?n en güzeli benim,” demi?. Oradan do?ruca saraya gitmi?. Erkesi gün aynaya kimin en güzel oldu?unu sordu?unda ayna, “Sizsiniz Kraliçem,” deyince dünyalar onun olmu?.
Bu sefer cücelerden hiçbiri Pamuk Prenses’i uyand?ramam?? ölüm uykusundan. Aradan üç gün geçmi?, bütün umutlar?n? kaybetmi?ler. Fakat nedense Pamuk Prenses hiç de ölü gibi durmuyormu?. O yüzden yedi cüceler onu gömmemi?ler ve camdan bir tabut içine koymu?lar, tabutu da yüksek bir tepenin en tepesine yerle?tirmi?ler.
Günlerden bir gün cüceleri ziyarete gelen bir Prens oradan geçerken camdan tabutun içinde Pamuk Prenses’i görmü? ve hemen ona â??k olmu?.
“Onu saray?ma götürmeme izin verin,” diye yalvarm?? Prens.
Yedi cüceler ona ac?m??lar ve izin vermi?ler. Prens’in u?aklar? tabutu kald?r?rken Pamuk Prenses’in bo?az?na tak?lm?? olan zehirli elma parças? pat dü?mü? a?z?ndan. Pamuk Prenses do?rulmu? nerede oldu?unu anlamadan, gözünü açm??, yak???kl? Prensi kar??s?nda görmü?. Görür görmez ona â??k olmu?. Birkaç hafta sonra ni?anlanm??lar.
Derken dü?ün günü gelip çatm??. Dü?üne ça?r?lanlar aras?nda Pamuk Prenses’in üvey annesi de varm??. Üvey annesi saray?n salonuna girer girmez Pamuk Prenses’i tan?m??, ama bu sefer bir ?ey yapmaya f?rsat bulamam??. Çünkü Prens’in adamlar? Kraliçe’yi hemen yakalam??, Prens de onu art?k kötülük yapamayaca?? uzak bir ülkeye sürgün etmi?. O günden sonra Pamuk Prenses, güzelli?inin yan? s?ra mutlulu?uyla da ün salm??.
